Sayın okuyucumuz,
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 38 inci maddesi uyarınca belediye menfaatlerini korumak belediye gelirlerinin tahsilini sağlamak belediye başkanının görevlerindendir. 5018 sayılı Kanunun 11 inci maddesi ve 61 inci maddesi uyarınca belediye gelirlerinin tarh, tahakkuk, takip ve tahsilinden, muhasebeleştirilmesinden üst yönetici yani belediye başkanı ile birlikte muhasebe yetkilisi sorumlu bulunmaktadır.
Kamu kaynaklarının ekonomik, etkin, verimli ve uluslararası standartlara uygun kullanılması 5018 sayılı Kanunun gereğidir. Kamu zararına sebebiyet veren kamu görevlisinin sorumluluğuna gidilmesi etkin ve verimli kamu yönetimi açısından önem arz etmektedir.
Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 19 uncu maddesinin 1inci fıkrası kamu zararından doğan alacaklarda zamanaşımı süresini, zamanaşımını kesen ve durduran genel hükümler saklı kalmak kaydıyla, on yıl olarak tespit edilmiştir. Borçlar Kanununun 72 nci 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 12 nci maddesi kamu zararının sorumlu kamu görevlisine ödettirilmesinde genel hükümlere atıfta bulunulmaktadır.
Belediye gelirlerinin terkin edilebilmesi için Hazine ve Maliye Bakanlığının 2025 yılı Parasal Sınırlar Tebliği uyarınca 20 TL yı geçmeyen alacaklar için söz konusu olup, tahsil için yapılacak giderler alacağın aslını geçmesi durumunda olması durumundan üst yönetici onayı ile takip ve tahsilinden vazgeçilebilecektir. Bahsi geçen masraflar kırtasiye, ptt gideri gibi unsurlar olduğundan 100-150 lira gibi alacaklar için söz konusu olabilmektedir. Bu durumda belediye kamu zararının terkin edilmesi imkan dahilinde olmayıp, zamanaşımına uğratılması durumunda belediye başkanı ile birlikte muhasebe yetkilisinin zincirleme ve ortak sorumlu olması gerektiği görüşündeyiz.